<< Dezember 2017 >> 
 Mo  Di  Mi  Do  Fr  Sa  So 
      1  2  3
  4  5  6  7  8  910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Anmeldung






Hamburg Alevi Kültür Merkezi (HAKM) - Alevitische Gemeinde Hamburg e.V.
Von einer verfolgten Geheimreligion Anatoliens bis zur Anerkennung in Deuschland: Das Alevitentum PDF Drucken

Ein interessanter Artikel des Bildungsbeauftragten der AABF, Yılmaz Kahraman, zum Alevitentum. In dem Jahrbuch Religionsfreiheit 2015 des Herausgebers Thomas Schirrmacher stellt Herr Kahraman die anatolischen Aleviten vor. Nach einer kurzen Einführung und Namenserläuterung geht der Beitrag auf die Aleviten in der Türkei und in Deutschland ein. Gerade die Historie der alevitischen Religionsgemeinschaft, die von Unterdrückung und Negierung geprägt ist, ist besonders wichtig, um die Problematik der heutigen Aleviten zu verstehen. Der Beitrag gibt daher kurz und bündig einen Überblick über die Entwicklungen des Alevitentums. Lesen Sie hier den ausführlichen Artikel: Link

 
NDR.de: Letzte Ruhe für Hamburger Aleviten PDF Drucken

Hamburg bekommt den ersten alevitischen Friedhof Europas. Nach Informationen vom NdR 90,3 erhält die Religionsgemeinschaft ein eigenes Gelände auf dem Bergedorfer Friedhof. Auf den rund 5.000 m² ist platz für etwa 250 Gräber, Abschiedsräume und büros. Der Bezirk Bergedorf stellt den Aleviten das Gebäude, eine ehemalige Schulsporthalle, kostenlos zur verfügung. Die Gemeinde muss lediglich die Betriebskosten tragen. Lesen Sie hier den ausfürlichen Artikel: Link

 

 

 
ZOR OLANI SEÇİN, BARIŞ TÜRKÜSÜ SÖYLEYİN. PDF Drucken

Turan Eser
Bugün 1 Eylül. Dünya barış günü. Kanın, şiddetin, savaşın, yıkımların, işgallerin, kinin, nefretin ve sömürünün küreselleştiği bir dünya’da “1 Eylül Dünya barış Günü”nü kutluyoruz. Bir evrensel hak olarak “yaşama hakkı”nın basitçe elimizden alındığı 1 Eylüller. “Size Barış getiriyoruz” diyerek, dünyayı ölüler ülkesine dönüştürüyorlar.

Evet, 1 Eylül Dünya Barış Günü, basit birer anmanın ötesinde barışa hizmet edecek somut adımların atılacağı günler olmalıdır.
Silahlar susmalı, kan dökülmemeli ve herkes barış içinde kardeşçe yaşayabilmelidir. Çünkü bu bir insan hakkıdır. Akan gözyaşlarının yerine sıcacık gülümsemeler almalıdır.

SAVAŞ KORKAKLARIN SEÇTİĞİ KOLAY BİR YOLDUR, BARIŞ İSE ZORU SEÇMEKTİR
Barışı savunmak zordur. Savaşmak kadar kolay ve korkak işi değil. Savaşın bütçesi var.
Silah üreten fabrikası var.
Silahı tutan takımları var.
Komisyoncusu, aracısı ve tefecisi var.
Bu işten nemalanan politikacıları var. Ötekileştirme var. İnkâr var. İmha var. Hak ihlalleri var.


Ya barışın?
Bütçesi yok!
Fabrikası yok!
Savaşmaya hazır kadrosu yok.
Bakanlığı ve fabrikası yok.
Tek bir onurlu duruşu var.
İnsanın yaşama hakkını koruma ve herkesin kendi kimliği ile özgürce ve eşit koşullarda bir arada yaşamasını savunmak var.

KADINLARDA BARIŞ İSTER
Kadınlar; barış içinde eşitlik hakkına sahip olmadan, sadece şiddetin, tacizin ve ayrımcılığın soğuk yüzünü yaşadığı ve barışa susamışlığın 1 Eylüllerini, eşitlik temelinde inşa etmek ve her cinsiyet ayrımcılığına karşı cinsiyet barışını ve eşitliğini savunmalıyız.

ÇOCUKLARDA BARIŞI SEVER
Çocuklar; eğitim ve sağlık hakları ile birlikte geleceği çalınmış milyonlarca umut tüketilyor nice 1 Eylüllerde… Barış, savaşlardan dolayı çocukların kimsesiz kalmalarına engel olmak demektir. Açlıktan ve susuzluktan ölmelerine seyirci kalmamak demektir. Devletler sosyal politikaların barışı gereği çocukları korumalıdır. Okul yerine köle gibi çalıştırıldıkları atölyelerin karanlıklara tıkılmaları, güvencesiz ve hukuk dışı yöntemlerle çalıştırılmaları engellenmelidir.

FARKLI KİMLİKLERİNDE BARIŞA İHTİYACI VAR
Dünya’da ve ülkemizde farklı kimliklere sahip toplumsal kesimler tekçi ve otoriter zihniyetler sonucu eşit haklardan yararlanmakta zorluk çekiyor ve ayrımcılığa maruz kalıyor. Ülkemizde farklı etnik, inançsa ve kültürel kimliklere sahip insanlar Türk-İslam Sentezi altında tek tipleştirilmeye çalışılıyor ve baskı altına alınıyor. Bu nedenle ülkemizde kardeş kanı dökülüyor.
Kürt sorunun demokratik yollarla çözümüne ve barış ortamının yaratılmasına yanaşılmıyor.  Sınır ötesi ve berisinde operasyonlar, şiddet konseptleri çözüm değil. Çözüm silahları susturmaktır. Konuşmaktır. Ayrımcılığa maruz kalan, hakları gasp edilmiş Kürtlerin demokratik hakları ve özgürlük talepleri barış politikalarıyla çözüme kavuşturulmalıdır.
İnançsal kimliklerinde dolayı Aleviler bu ülkede inkâr ediliyor ve hakları gasp ediliyor. Bu ülkede yaşayan tüm farklı kimliklerin kendini özgürce hissedeceği ve eşit koşullarda kardeşçe yaşayacağı bir ortamın sağlanması talebi, dünya barış gününde tekrar tekrar yeniliyor.

BARIŞ HEPİMİZİ İLGİLENDİRİYOR
Barış bu yerkürede yaşayan tüm canlıları, yani hepimizi ilgilendiriyor. Her insanın devredilmez hakkı olan yaşama hakkını, hiçbir gücün alma hakkı olamaz. Hiçbir güç başka birinin kültürel kimlik hakkı üzerinde baskı uygulayamaz ve inkâra dayalı imhaya başvuramaz. “Kul hakkını yememek” gerek. Barış içinde bir arada ve kardeşçe yaşamak hepimizin hakkıdır.

ÖYLEYSE BARIŞ İÇİN ELELE
Hep beraber dünyamızı ve insanlarımızı kirli ve vahşi savaş ortamı ve tehditlerden korumak için barışın küreselleşmesini savunmak zorundayız.
Önce evimizden, sokağımızda, mahallemizde, kentimizde, işyerinde ve ülkemizde barışın savunulması ve sağlanması gerekir.
Yetmiş iki milleti aynı nazarda gören ve bu ilkeyle dünyaya bakanlara ihtiyaç giderek artıyor.

Barış için el ele olmak dileği ile 1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun.
1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ, SAVAŞSIZ VE BARIŞ DOLU YAŞANSIN 

 
Aleviler Hamburg'da yine tarih yazdı PDF Drucken

15 Kasım 2012 12:53
Almanya’nın Hamburg Eyaleti’nde eyalet hükümetinin Müslüman cemaatler ve Alevilerle devlet anlaşması imzalaması büyük ses getirdi.

Nebahat UZUN
HAMBURG-Almanya’nın Hamburg Eyaleti’nde eyalet hükümetinin Müslüman cemaatler ve Alevilerle devlet anlaşması imzalaması büyük ses getirdi. Hamburg Belediye Sarayı’nda düzenlenen imza töreninin ardından Hamburg Alevi Kültür Merkezi (HAKM) binasında düzenlenen etkinlikle, tarihi gün sazlı-sözlü etkinlikle kutlandı. Etkinlikte bir konuşma yapan Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker, “Hamburglu Aleviler elde ettikleri bu başarıyla bir kez daha adını tarihe yazdırdı. Bundan 25 yıl önce de ilk kez “Alevi” adı altında dernek kurarark bütün Avrupa ve Türkiye’ye örnek olmuşlardı” şeklinde konuştu. Alevilik inancının devlet anlaşmasına dahil edilmesinin kendileri için büyük önemi olduğunu ifade eden Öker, “Burada Alevilik inancını devlet anlaşmasına dahil etmek, Alevilik inancının devlet güvencesinde sonsuza kadar yaşaması demektir. Hamburglu Alevilerin, 25 yıl önce olduğu gibi bu kez de öncü olacağına inanıyorum” dedi. Etkinlikte söz alan Cafer kaplan Dede de, “Birlik ve bütünlüğümüzü koruduğumuz müddetçe kazanımlarımızın artacağına inancım sonsuzdur. İmam Hüseyin’in yasına girerken yapılan bu anlaşma hepimiz için çok değerli” şeklinde konuştu. Programda söz alan HAKM Başkanı Özgür Yüksel, devletle yapılan anlaşmanın eşit haklarla birlikte sorumlulukları da beraberinde getirdiğine ve bunların da her daim dikkate alınması gerektiğine dikkat çekti. Hamburg Anadolu Alevileri Kültür Birliği Başkanı Ali Ay, “Aleviler Almanya’da bir tarih yazdı ve Alevi olarak ilk kez resmi haklarımıza kavuştuk. Bu anlaşma toleransı, birlik ve beraberliği de ön plana çıkaracaktır. Bu başarı ise örgütlenmemizin sonucudur. Tüm Alevilere buradan ‘örgütlenelim’ diye sesleniyorum” dedi. Program çerçevesinde sanatçılar Sedat Boyraz, Aysel Boyraz, Orhan Şimşek, Aşır Özek, Nilgün, Malte ve Benjamin Stück’un saz ile koro dinletisi de etkinliğe renk kattı.