17-02-10

TARAFINDAN: AYDIN ŞAFAK - VİYANA
Avusturya ABF, 13-14 Şubat 2010 günleri Viyana ve St. Pöltende birer Birlik Cemi düzenledi. Cemler, Hacı Bektaş Postnişi Veliyettin Ulusoyun huzurunda, Dertli Divaninin yönetiminde ve Celal Abbas ile Murtaza Salperin zakirlikleri eşliğinde gerçekleştirildi. Viyanada Mozaik Salonunda yapılan ve yaklaşık 700 kişinin katılımı sağladı.
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), 13 Şubat ve 14
Şubat 2010 günleri Viyana ve St. Pöltende birer Birlik Cemi düzenledi.
Cemler, Hacı Bektaş Postnişi Veliyettin Ulusoyun huzurunda, Dertli
Divaninin yönetiminde ve Celal Abbas ile Murtaza Salperin zakirlikleri
eşliğinde gerçekleştirildi. Viyanada Mozaik Salonunda yapılan ve yaklaşık
700 kişinin katılımı ile gerçekleşen cemden önce AABF Genel Başkanı Mehmet
Ali Çankaya ve Merkez İnanç Kurumu Başkanı Kazım Akbaba da, birer konuşma
yaptılar. Birlik cemine, Viyana AKB Yönetim Kurulundan sadece bir kişi
katıldı.
Cem bağlanmadan önce, ev sahibi ve organizatör kurum olan AABFnin Genel
Başkanı M. Ali Çankaya yaptığı kısa açıklamada, AABF olarak, Avusturyada
bir ilki gerçekleştirdik. Pirimiz Veliyettin Ulusoyun, Hünkarımızı
temsilen aramızda olması, burada bulunan herkesi sevindirmiş oldu. AABF
olarak, Aleviliğin Avusturyada tanınması için hazırladığımız başvuru
dilekçe ve tüzüğümüzü içeri vemeden önce, Sayın Pirimizin görüşlerine
sunduk. Aldığımız cevap aynen şöyle oldu: Başvurunuzu doğru buluyor,
taslağınızın altına imzamı atıyorum. Pirimiz, kendisine Aleviyim diyen ya
da demeyen herkesin imza atması gerektiğini de bizlere iletmişti, dedi.
AABF Merkez İnanç Kurumu Başkanı Kazım Akbaba, zaman darlığı nedeniyle uzun
konuşmayacağını, ceme katılanlara teşekkür etti ve herkes için hayırlara
vesile olmasını diledi.
Veliyettin Ulusoy: Avusturyada, aranızda bulunmak büyük mutluluk
Ardından Dertli Divani, Celal Abbas ve Murtaza Salperin eşliğinde, Alevi
deyişleri okudu. Daha sonra, Pir Veliyettin Ulusoy, Pir Makamındaki yerini
alması için davet edildi. Ulusoy, özetle şu konuşmayı yaptı: Alevi
toplumu, tarihler boyu süren baskılar, zulümler yaşaya yaşaya günümüze
kadar gelmiştir. Osmanlılardan Yavuz Sultan Selime, ardından Cumhurriyet
tarihi boyunca aynı sıkıntıları ve baskıları görmektedir. Pir Veliyettin
Ulusoy Hacı Bektaş Veli Makamındaki göreviyle ilgili de açıklamalarda
bulundu: Daha önce Sayın Başkanıma verdiğim sözü yerine getirememiştim.
Bugün Avusturyada olmamla, bu vesile ile bu sözü yerine getirdim. Aranızda
olmamın mutluluğunu birlikte paylaşmaktayım.
Alevilikin temel ve kilit kavramları olan aşık, pir, mürşid, musahip
gibi kavramların anlamları üzerinde duran Ulusoy, güncel konulara
değinirken, Hükümetİn düzenlediği Alevi çalıştaylarının gösteriden başka
hiçbir şeye yaramadığını dile getirdi ve şu noktaların altını çizdi:
Çalıştaylar, asimilasyona yönelik maddelerle dolu. Aleviliği Alevilerden
başka hiçkimse ne anlatabilir, ne de yaşatabilir. Dayatılan bir asimilasyon
politikasıdır. Asıl muhataplar, bu çalıştayların dışında kalmıştır.
Aleviler ne istiyor:
Cemevlerinin yasal statüye alınması, Madımakın müze yapılması, eşit
yurtaşlık, Diyanetin kaldırılması, zorunlu din derslerin kaldırılması...
Peki bunlardan hangisi üzerinde yoğunlaşabildiler. Çalıştay süreci boyunca,
kendisine Alevi önderi diyenlerin bunları öne sürmesi gerekirken,
Diyanetin bütçesinden dedelere maaş konusu üzerinde yoğunlaşmışlardır.
Hayır efendim, Aleviler ve Alevi dedeleri, ibadet yerlerinin resmiyetini
almadan nasıl kendi benliğini düşünebilir. İbadetin tanınmıyor ama, ibadet
adı altında dedelere nasıl maaş bağlanabilir! Aleviler ilk önce yukarıda
sıraladığımız maddeler üzerinde yoğunluk kazanmalıydı.
Veliyettin Ulusoy: AABF Başvuru Tüzüğünü inceledim ve imzaladım
Hacı Bektaş Veli Postnişi Veliyettin Ulusoy, konuşmasını şu cümlelerle
tamamladı: Bilindiği üzere Avusturya federasyonumuzun, Aleviliğin
tanınması için Avusturya makamlarına bir taslakla müracaatları olmuştur. Bu
taslak içeri verilmeden önce bana da gönderildi. Görüşlerim ve bu taslakla
ilgili düşüncemin ne olduğu sorulmuştu. Hazırlanan rapor bana Almanca
olarak gönderilmişti. Bildiginiz gibi yurt dısında 1964-1974 yılları
arasında Almanyada mühendislik bölümünü bitirdim. Almancamın da iyi
olduğunu bilmeniz gerekiyor. Yanı anlayacağınız, bu taslağı inceledim ve
her Alevinin altına imzasını atması gereken o taslağın altına ben de
imzamı atarak, kendilerine hayırlı ve uğurlu olsun dileklerimle gönderdim.
Bu taslakta Alevilik doğru bir biçimde ele almış. Avusturyada yaşayan
örgütlü Aleviler, bu taslak etrafında birleşmelidir. Öyle söylendiği gibi,
Alevilik başka yörüngelere de sürülmemiştir. Böyle bir taslağın yanında
ikinci bir başvurunun yapılmasını onaylamıyorum ve doğru yapmadıklarını
huzurunuzda söylemek isterim.
Dertli Divani, cemlerin içeriği ve türleri hakında kısa bilgiler sundu.
Cemleri, üç ana başlık altında topladı: Abdal Musa Cemi (aynı zamanda
birlik cemi de denir), ikrar verme cemleri ve görgü cemleri. Bugünkü
cemimiz, Abdal Musa Cemi. Yediden yetmişe, nasıl inanıyorsa herkesin
katılacağı bir cem dedi ve ardından 12 hizmet görevlisinin tek tek
isimleri söylenerek ceme başlandı.
Ulusoya ilgi büyüktü
Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişi Veliyettin Ulusoyun bu cemde olması
Avusturyada bir ilk olmuştur. Ulusoy, Viyanaya geldigi gün AABF
Yöneticileri ve kalabalık halk topluluğu tarafından karşılandı. Kaldığı iki
günlük süre içerisinde medyanın da ilgi odağı haline geldi. Bilgisi,
becerisi, bilim adamı, inanç önderi vasıflarıyla birçok konuyla ilgili
aydınlatıcı açıklamalarda bulundu. Ne de olsa o sadece bir kesimin Piri
değildi. Örgütlü Alevilerin ser çeşmesi Hacı Bektaş Veli Dergahının Piri
idi. Veliyettin Ulusoy, 14 Şubat akşamı, yine kalabalık bir topluluk
eşliğinde Türkiyeye uğurlandı.